Dava Takvimi

June 2021

Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1
2
3
4
5
6
7
  • Sevda Çelik Özbingöl
8
9
10
  • Las Tesis İstanbul
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
  • Diyarbakır Barosu
26
27
28
29
30
17/12/2020, 15:57

MLSA

TBMM’ye sunulan “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun” teklifini MLSA için değerlendiren Garo Paylan ve Utku Çakırözer, hükümetin yeni hak ihlalleri için zemin hazırladığını ifade ediyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) 45 milletvekilinin imzasını taşıyan “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun” teklifi 16 Aralık Çarşamba günü meclise sunuldu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının yasaklanmasına yönelik yaptırım kararlarının uygulanmasını öngören teklifi değerlendiren HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, teklifin yeni hak ihlalleri ve sivil toplumun faaliyetini sınırlamak için zemin hazırladığına dikkat çekiyor.

Soylu’nun yetkileri genişleyecek

Kanun teklifine göre İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dernekler üzerindeki yetkileri artırılacak. Soylu, hakkında terör soruşturması başlatılan dernek ve dernek üyeleri üzerinde yaptırım uygulayarak kapatma kararı alabilecek. Dernekler Kanunu’na eklenmesi önerilen yeni madde ile haklarında terör, uyuşturucu ve malvarlığı değerlerini aklama suçlarından soruşturma başlatılan kişiler görev yaptığı derneklerden İçişleri Bakanı emri ile uzaklaştırılabilecek.

Bu yeterli görülmez ise İçişleri Bakanı, derneği geçici olarak faaliyetten alıkoyabilmek için mahkemeye başvurabilecek. Teklif yasalaşırsa insan hakları alanında çalışan birçok dernek ve sivil toplum kuruluşunun faaliyetleri geçici süreyle de olsa sınırlandırılabilecek, gerekli görülürse yönetime kayyım atanabilecek.  Dernek yöneticilerinin yaptıkları bir basın açıklaması ya da katıldıkları bir basın toplantısı nedeniyle haklarında açılan bir soruşturma bu önlemler için gerekçe kabul edilebilecek.

Paylan: “İktidar sivil toplumu bu yasa ile susturacak”

TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifinin uygulamada neyi hedeflediğini muhalefete sorduk. MLSA’ya konuşan HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan bu teklifle AKP’nin yapacağı hak ihlalleri için zemin hazırladığını şu sözlerle savunuyor:

“Hükümet bu teklifi getirdiğinde ‘dünyanın her yerinde bu tip yasalar var’ bahanesinin arkasına sığındı. Ancak demokratik ülkelerdeki ‘terör’ tanımı Türkiye’deki gibi değil. Türkiye’de terör parantezinin içine her türlü düşünce girebiliyor, her türlü sivil toplum faaliyeti girebiliyor. Eğer bu teklif yasalaşırsa Türkiye’deki sivil toplum faaliyetlerinin tabutuna son çivi de çakılmış olur. Zaten sivil toplumun üzerinde yıllardır büyük baskılar var. Osman Kavala gibi pek çok arkadaşımız ya cezaevinde ya da ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Sivil toplum faaliyetleri gerilemiş durumda. Bu teklifin yasalaşması halinde sivil toplum faaliyetlerini yürütemez olur. Biliyorsunuz STK’lar faaliyetlerini gerek ulusal gerek uluslararası fonlar alarak yürütüyor. Bu teklifle İçişleri Bakanlığı tüm sivil toplum örgütlerine terör yaftasını yapıştırarak onları kapatabilir, görevden el çektirebilir, aldığı fonlara da el koyabilir. Bu da sivil toplum faaliyeti yürütmeyi imkânsız hale getirir.”

Sivil toplumun tıpkı parlamento, basın ve yargı gibi yurttaşın can güvenliğini sağlayan bir mekanizma olduğunu belirten Paylan şunları söylüyor:

“Eğer insan hakları örgütleri bu alanda faaliyet göstermemiş olsaydı daha birçok insan bu topraklarda faili meçhullere kurban gitmiş olacaktı. Eğer sivil toplum faaliyet yürütemezse iktidarın yaptığı hak ihlallerini toplumumuz ve dünya göremez ve ülkemiz çok büyük bir karanlığa doğru sürüklenir. Bu anlamda İçişleri Bakanlığı’nın bu yetkiyi isteyerek şunu dediğini görüyorum: ‘ben insan hakları ihlallerini artıracağım, muhalefete diz çöktürmek için her türlü hukuk dışı faaliyeti yürüteceğim, bunların da görülmesini istemiyorum, bu anlamda sivil toplumu da bu yasayla susturacağım.’ Bu konuda da yaptıkları yapacaklarının güvencesidir.” 

Çakırözer: “Hedef kitle imha silahı değil sivil toplum”

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de teklifi “Haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı olmamasına rağmen derneklerin yöneticilerini görevden alma, yerlerine kayyım atama yetkisinin İçişleri Bakanlığına veriliyor olması çok vahim sonuçlar doğuracaktır. Bu haliyle iktidara beğenmediği derneği, sivil toplum örgütünü keyfi biçimde kapatma ya da yöneticilerini görevden yetkisi vermekte. Böyle bir düzenleme o sivil toplum örgütü üyelerinin iradesini toptan yok saymaktır.  Evrensel hukuk ilkelerine aykırıdır. Sivil toplumu çoğulculuğun vazgeçilmez koşulu gören ‘demokrasi’ ile de taban tabana zıttır,” diyerek eleştiriyor.

AKP’nin reform söylemleri ile bu yasa teklifini bağdaşmadığını ifade eden Çakırözer bunu şu sözlerle açıklıyor: “Bir yandan hukukta reform yapıyorum diyeceksiniz. Yerimiz Avrupa diyeceksiniz. Öte yandan Meclis’e gönderdiğiniz bu teklif ile derneklere ve diğer sivil toplum örgütlerine kayyum atanmasının önünü açacaksınız. Hukuk, anayasa ve yargı kararları hiçe sayılıyor. Meclis’e sivil toplumu tamamen susturacak bu OHAL uygulamalarını getirerek ülkede reform yapamazsınız. Terör bahanesiyle derneklere kayyum atadığınız sürece her şey söylenebilir ama asla reform denemez.” 

“Basın özgürlüğüne de tehdit”

Çakırözer bu yasa teklifi ile derneklerin yurt dışından aldıkları fonlara da el konulmasını sivil topluma bir müdahale olarak değerlendiriyor. Bu durumun basın özgürlüğüne doğrudan bir darbe olduğunu söyleyen Çakırözer şöyle konuşuyor: “Bu durum Türkiye’deki basın özgürlüğünü de doğrudan ilgilendirmektedir. Çünkü Türkiye’de AB ve benzeri yurt dışı fonlarından faydalanan çok sayıda gazetecilik meslek örgütü, bir kısım da basın kuruluşu bulunmakta. Bu örgütler Türkiye’de basın özgürlüğünün durumunu yakından izlemekte ve raporlarıyla yurt içi ve yurt dışında bu sıkıntılı alana dikkat çekmekteler. Şimdi bu madde ile İçişleri Bakanlığı derneklerin finansmanını kontrol edecek ve keyfi olarak o derneğin ya da sivil toplum örgütlerinin harcamalarına el koyabilecektir.”

 
eshid/eşit haklar logo hafıza merkezi logo Netherlands Helsinki Committe logo
© 2019
%d blogcu bunu beğendi: