Dava Takvimi

December 2020

Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
  • ODTÜ Onur Yürüyüşü Davası
11
  • Sevda Çelik Özbingöl
12
13
14
15
16
17
18
  • Osman Kavala
19
20
21
22
23
  • Rosa Kadın Derneği (Gülistan Nazlıer)
24
  • Özgür Gündem Ana Davası
  • Eren Keskin
25
26
27
28
29
30
31
İstanbul Sözleşmesi, LGBTİ+’ları da toplumsal cinsiyet temelli şiddete karşı korumaktadır
29/08/2020, 13:00

Genç LGBTİ+ Derneği, 29 Ağustos’ta bir basın açıklaması yaparak, LGBTİ+ bireylere yönelik artan polis şiddetine, İzmir’deki İstanbul Sözleşmesi eylemi sonrası gözaltına alınan aktivist İsmail Temel’in yaşadıklarına ve İstanbul Sözleşmesi’nin önemine dikkat çekti. Pek çok hak örgütünün imzacısı olduğu açıklama şöyle: 

Ülke gündemindeki İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme tartışmaları nedeniyle, İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmak ve kadına yönelik şiddeti protesto etmek amacıyla İzmir dahil pek çok ilde toplantılar, basın açıklamaları, gösteri yürüyüşleri ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. İzmir halkının bildiği üzere bu tür etkinlikler yıllardır tam bir hoşgörü içerisinde, barışçıl şekilde gerçekleşmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi pek çok ulusal ve uluslararası mevzuat ile güvence altına alınmış olan toplantı ve gösteri özgürlüğü, barışçıl biçimde gerçekleşen toplantılar ve gösteri yürüyüşlerinin herhangi bir izne tabi olmaksızın herkes tarafından gerçekleşebilmeleri demektir. Kolluk kuvvetlerinin bu noktadaki görevi, eylemin ve katılımcıların güvenliğini sağlamaktan ibarettir. 

Ancak ülkemizde hukuka aykırı yasaklama kararları ve müdahalelerle yıpratılan toplantı ve gösteri özgürlüğü; gözaltı, orantısız müdahale ve hatta işkence uygulamaları ile yok edilme seviyesine gelmiştir. 2019’da yapılan 7. İzmir Onur Yürüyüşü’nde, katledilen kadın Pınar Gültekin için 21 Temmuz’da yapılan eylemde ve 5 Ağustos’ta yapılan İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz eylemindeki polis saldırısı ile somutlaşan kamu makamlarının müdahaleleri bunun en açık örneklerindendir. Bu eylemlerde İzmir Valiliği tarafından alınan her biri hukuka aykırı olan yasaklama kararlarını, kolluk amirlerinin verdiği kanuna aykırı talimatları, “kanunsuz emir yerine getirilemez” diyen Anayasa’nın 137. maddesine rağmen şiddet uygulayan kolluk görevlilerini ve anlaşılması güç bir hınçla yapılan işkenceyle politik ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.

Son zamanlarda kolluk kuvvetlerinin uyguladığı şiddetinin dozu öyle artmıştır ki; eylemlerin gerçekleştiği yer ve zamanı dahi aşarak yurttaşları hedef alan hale gelmiştir. 5 Ağustos Çarşamba günü yapılan İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz eylemine katılan arkadaşımız İsmail Temel, eylemden ayrılıp eve gitmek üzere taksiye binmekteyken polisler tarafından adeta alıkonulmuştur. İsmail, nefes alamıyorum diye bağırmasına rağmen yere yatırılarak ters kelepçe yapılmaya çalışılmış; kafası yere vurularak darp edilmiş, ailesi ve cinsel yönelimine ilişkin nefret söylemi içeren sözlü saldırılarla işkenceye maruz bırakılmıştır. Bu esnada bilincini kaybetmesine neden olan bir kriz geçiren arkadaşımız, çağrılan ambulansın gelmesi bile beklenmeden polis aracına bindirilip götürülmüştür. Maruz bırakıldığı şiddet ve ayrımcılık, bu korkunç hali ile sınırlı kalmamış, arkadaşımızın ailesi aranarak yasadışı örgütlere üye olduğu iftirası atılmış ve cinsel yönelimi ifşa edilmiştir.  İsmail’in cinsel yönelimi ve katıldığı barışçıl protesto nedenleriyle maruz bırakıldığı her türlü şiddet, ayrımcılık ve işkence karşısında sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur ve faillerin cezasız kalmaması için soruşturma tarafımızca titizlikle takip edilmektedir. Tek bir olayda, hepimizin gözünün önünde, anlaşılması mümkün olmayan bir rahatlıkla işkence, görevi kötüye kullanma, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal gibi pek çok suçun işlenmiş; hukuktan bu denli uzaklaşılmış olduğu adeta ‘ilan edilmiştir’. Buradan faillere ve sessiz kalanlara tekrar sesleniyoruz: Sessizliğiniz hatırlanacak ve ortak olduğunuz suçlar cezasız kalmayacaktır. 

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye karşı güçlü bir şekilde ses çıkaran kadın ve LGBTİ+ hareketini görenler, bu sefer bütün kötü niyetleriyle tartışmayı “cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği” ibarelerinin geçtiği Sözleşme’nin 4. maddesine çekince veya şerh koyma konusu haline getirmiştir. Sözleşme’nin 4. maddesi, herkesi toplumsal cinsiyet temelli şiddete karşı koruduğu üzere LGBTİ+’ları da korumaktadır. Aslında Sözleşme’nin 78. maddesi nedeniyle Türkiye’nin söz konusu ifade ve maddelere herhangi bir çekince koyamayacağını bu tartışmayı başlatanlar da bilmektedir. Bu en üst düzey yetkililerin başlattığı ve medyanın arka çıktığı sözde tartışmanın LGBTİ+’ları hedef göstermek ve toplumsal kutuplaşmayı arttırmak adına yapıldığının farkındayız. Bu ülkede pekala yaşayan ve en az sözde tartışma adı altında ayrımcılık suçu işleyenler kadar vatandaş olan LGBTİ+’ların şiddete karşı korunmasına karşı çıkma düşüncesinin, aslında faillere desteğini esirgememe, şiddetin daha da artmasına önayak olma ve hatta teşvik etme amacı taşıdığı açıktır.  Asıl amacın LGBTİ+’ların varoluşlarını ifade etmelerini engellemek, eşitlik taleplerini yok saymak, şiddetin cezasız kaldığı düzeni sürdürmek, dışlamak, ayrıştırmak, sırtını nefrete dayayarak kendi iktidarlarının ömrünü uzatabilmek çabasıdır. 

Biz, LGBTİ+’ları ve hareketi yalnızlaştırmayı, kazanımlarına engel olmayı, dayanışmamızı bitirmeyi hedefleyen bu nefreti ve içine sürüklendiğimiz bu karanlığa sebep olan bulutları çok iyi biliyoruz. Ve buradan tüm lubunyalara sesleniyoruz; asla umutsuzluğa kapılma, buradayız ve birlikteyiz! Bugün iktidardan muhalefetine, bu ülkenin yarınlarında kendisine yer bulmak isteyen herkes bizi, LGBTİ+’ları konuşmak zorunda olduğunun pekala farkındadır. Bütün gücümüzü, bizi o kapatmaya çalıştıkları dolapların kilitlerini kırıp atma cesaretimizden alıyoruz. O yarınlarda daha güçlü, daha kalabalık, daha çok kazanım elde etmiş olacağımızı biliyoruz. Bu ülkeye ve hatta yeryüzünün her yerine tüm renklerin özgürlüğü gelecek, ne var oluşumuz ne de mücadelemiz engellenebilir!

İmzacı Kurumlar

BİZ Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Araştırmaları Derneği

Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim

Eskişehir MorEl LGBTİ

Eşit Haklar İçin İzleme Derneği

Eşit Yaşam Derneği

Genç LGBTİ+ Derneği

Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu

Hakikat Adalet Hafıza Merkezi

Hevi LGBTİ+ Derneği

İnsan Hakları Gündemi Derneği

İskenderun Kadın Platformu 

İzmir 20 Kasım Platformu

Kampüs Cadıları 

Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği

Lambda İstanbul Derneği

Lavender LGBTIQ+ Topluluğu

LİSTAG LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği

Mor Dayanışma

Muamma LGBTİ+ Derneği

ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması

Özgür Renkler Derneği

Research Institute Turkey

Sivil Alan Araştırmaları Derneği

Toplumsal Dayanışma için Psikologlar (TODAP)

Trans İstanbul İnisiyatifi

ÜniKuir Derneği

Üniversiteli Kadın Kolektifi

Yeni Demokrat Kadın

Yeşil Sol Kadınlar

Zeugmadi LGBTİ+

 
eshid/eşit haklar logo hafıza merkezi logo Netherlands Helsinki Committe logo
© 2019