Dava Takvimi

January 2020

Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
  • Özgür Gündem Ana Davası (Eren Keskin)
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
  • Gezi Davası / Gezi Trial
29
30
31
Tahir Elçi
faili meçhul

Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te, Diyarbakır Sur’daki Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı basın açıklaması sırasında öldürüldüğünde, Diyarbakır Barosu Başkanı’ydı. Aynı zamanda İnsan Hakları Derneği üyesi, Türkiye Barolar Birliği (TBB) İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Kurucular Kurulu üyesiydi. Elçi’nin ölümüne neden olan kurşunun hangi silahtan çıktığı ve kim tarafından ateşlendiği hâlâ tespit edilmedi.

Tahir Elçi, 1966 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesinde doğdu. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Diyarbakır Barosu’nda yönetici olarak görev yaptığı 1998-2006 arasında, Almanya’da bulunan Avrupa Hukuku Akademisi’nde uluslararası ceza hukuku ve ceza yargılaması eğitimi aldı. Birçok ulusal ve uluslararası konferansa konuşmacı olarak katıldı.

90’lı yıllardaki yargısız infaz, faili meçhul cinayet, gözaltında kaybetme, köy yakma, gözaltında işkence davalarında mağdur avukatlığı yaptı, Diyarbakır ve bölgedeki hak ihlalleriyle ilgili çalışmalar yürüttü. Diyarbakır Lice’de askerlerce öldürülen Medeni Yıldırım ile Cizre’de 12 yaşında sokakta öldürülen Nihat Kazanhan’ın ailesinin avukatıydı. Şırnak’ın Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin, Mart 1994’te Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bombalanarak 38 kişinin öldürülmesi dosyası ile Roboski katliamı dosyasını üstlendi. Köy bombalamalarıyla ilgili AİHM davasında en ağır kararlardan birinin çıkmasını sağladı.

Kasım 2012’de Diyarbakır Barosu Başkanı seçildi. 14 Ekim 2015’te katıldığı televizyon programında “PKK, terör örgütü değildir. Bazı eylemleri terör niteliğinde olsa bile PKK, silahlı siyasal bir harekettir. Siyasal talepleri olan, toplumda çok ciddi bir desteği olan bir siyasal harekettir” demesi nedeniyle altı gün sonra gözaltına alındı, tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edildi. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Elçi hakkında, “terör örgütü propagandası” iddiasıyla 7,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı, yurtdışına çıkış yasağı konuldu.

Söz konusu televizyon programından bir buçuk ay sonra, 25 Kasım 2015’te, Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde güvenlik güçleri ile YDG-H mensupları arasında Eylül 2019’dan itibaren süren çatışmalar sırasında, kentin simgelerinden Dört Ayaklı Minare’nin ayakları hasar gördü. Tahir Elçi, konuya dikkat çekmek için 28 Kasım 2015’te Dört Ayaklı Minare önünde bir basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında “Tarihi Suriçi bölgesi 9 bin yıllık geçmişe sahip. Bu alan içerisinde surlar, camiler, kiliseler ve daha başta tarihi yapılar bulunmaktadır. Biz birçok medeniyete beşiklik etmiş, ev sahipliği yapmış bu kadim bölgede, insanlığın bu ortak mekânında silah, çatışma, operasyon istemiyoruz. Savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bu alandan uzak olsun diyoruz” dedikten az sonra çıkan çatışmada öldürüldü.

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından olayın en kısa zamanda aydınlatılacağının sözü verilmesine rağmen deliller usulüne uygun toplanmadı, olay anında orada bulunan polislerin silahlarında kriminal inceleme yapılmadı, Elçi’yi vuran kurşunun hangi silahtan çıktığı tespit edilmedi. Dört yılda soruşturmanın savcıları pek çok kez değiştirildi, tek bir fail veya şüpheli ifadesi alınmadı.

Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi’nin öldürüldüğü ana ışık tutmak ve olayın şüphelilerini belirlemek maksadıyla Londra merkezli uluslararası araştırma grubu Forensic Architecture’dan teknik bir araştırma yürütmesini talep etti. Araştırma sonucu açıklanan raporda, Elçi’nin olay yerinde bulunan 3 polisten birinin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmiş olabileceği sonucuna varıldı. Bu 3 polis, soruşturma dosyasında ‘tanık” olarak yer alıyor.

güncelleme: 16/12/2019, 15:45
 
eshid/eşit haklar logo hafıza merkezi logo Netherlands Helsinki Committe logo
© 2019