İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince, ‘suçun unsurlarının oluşmadığı’ gerekçesiyle oy birliğiyle beraat kararı verildi.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu: “Bugün haklılığımız İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile tescil edilmiş bulunuyor. Hukukun ne olduğu geç de olsa kaydedildi.”
Beraat kararının ardından mahkeme heyetine ‘hukuka uygun bir karar’ verdikleri için teşekkür eden Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, “Bugün haklılığımız İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile tescil edildi. Öncelikle mahkeme başkanı ve heyetine hukuku tescil etme cesaretini gösterdiği için, hukuka uygun bir karar verdiği için teşekkür etmek isterim. Biz İstanbul Barosu olarak Ekim 2024'ten başlayarak bugüne kadar, hep hukuk dedik, herkes için hukuk, her zaman hukuk ve her yerde hukuk söylemi ile yönetim anlayışımızı uygulamaya koyduk. Ve aslında seçilmemizden sonra izleyen haftalarda karşılaştığımız davalar zinciri de hukuku etkili kılma çabamıza karşı verilen bir yanıttı.” dedi.
“YARGI SÜRECİNE HEP SAYGI DUYDUK”
Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bu davalar zinciri; gerek hukuk davası gerek ceza davası, yasalara, Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Anayasamıza ve hukukun genel ilkelerinden oluşan hukuk düzenimize tümüyle aykırıydı. Ama biz bu süreçte hep hukuk yolunda hareket ettik. Kullandığımız araçlar yalnız hukuki araçlar oldu. Yargı sürecine hep saygı duyduk. Başından sonuna kadar usul gerekliliklerine titizlikle bağlı kaldık. Ve nihayet burada az önce hukuk ortaya çıktı. Hukukun ne olduğu geç de olsa kaydedildi.
Bu İstanbul Barosu'nun ve yöneticilerinin aklanması değil, aslında Türkiye’de Baroların, savunma hakkı öznelerinin hukuka dönüş için, hukuku etkili kılmak için, insan haklarına dayanan laik ve demokratik, sosyal hukuk devletinin ilerletilmesi için vermiş oldukları bireysel ve ortak çabaların yeni bir eşiğe taşınması anlamına gelmiştir. Bu bakımdan sevindiricidir.”
İSTANBUL BAROSU BAŞKANI AV. PROF. DR. İBRAHİM Ö. KABOĞLU : “GÖREVİMİZİ HİÇBİR ZAMAN AKSATMADIK. BU KARARLILIĞIMIZ DEVAM EDECEK”
İstanbul Barosu yönetiminin her koşulda görevini yerine getirdiğini belirten Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, “Her ne kadar haksız davalarla çok mesai harcamış olsak da İstanbul Barosu gibi devasa bir baronun yönetimini ve hizmetlerini hiçbir zaman aksatmadık. Bu hafta, yüzlerce evrakı sanık sandalyesinde otururken imzaladım. Dolayısıyla bu kararlılığımız devam edecek.” dedi.
TBB BAŞKANI AV. R. ERİNÇ SAĞKAN: “HUKUKUN İŞLEDİĞİNİ GÖRMEK, ÖZELLİKLE BU GÜNLERDE ÇOK KIYMETLİ”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat R. Erinç Sağkan ise İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin beraat kararının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bir seneyi aşkın süredir İstanbul Barosu'na, Başkanına ve Yönetim Kuruluna dönük hukuka aykırı bir soruşturma sürecinden bahsediyorduk. Bu soruşturma süreci en başından itibaren hukuka, Anayasa'ya ve Avukatlık Kanunu'nun avukatlara dönük özel soruşturma usullerine aykırı olarak yürütüldü. En başından itibaren bu hukuka aykırılığa bir son verilmesi çağrısında bulunuyorduk. Ve hatta bu açıklamaya dayanılarak Türkiye'de ilk defa Avukatlık Kanunu'nun 77. maddesi işletilerek İstanbul Barosu'nun Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile bir davaname ile görevden alınmaları kararına şahit olduk.
O mahkemede de şunu ifade etmiştik; bu tamamen hukuka aykırı bir yöntemdir, bunun reddine karar verilmesi gerekir. Aksi kanaat hakimse eğer mahkemede, en azından bu ceza yargılamasının sonucu beklenilsin demiştik. Ancak mahkemenin bir acelesi vardı. Ne olduğunu aşağı yukarı tahmin ettiğimiz ama ifade etmediğimiz bir acelesi vardı. O karar şu anda Bölge Adliye Mahkemesi'nde, istinaf aşamasında devam ediyor.
Aynı konuda açılan ceza davasında ise soruşturma aşaması hukuka aykırı yürütülmekle birlikte, kovuşturma aşamasının ise adil şekilde yürütüldüğünü salı günü burada yaptığım savunmamda; mahkemede de ifade etmiştim. Biz yargılamanın kovuşturma sürecinin adil şekilde işlediğini hissettik. Bunun savunma hakkının kısıtlanmamasıyla, duruşmada usule dair güvencelerin hayata geçirilmesiyle yaşadık ve gördük.
Ve bugünkü kararla birlikte İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin barodaki görevlerinden kaynaklı eylemlerinin herhangi bir şekilde suç teşkil etmediği mahkeme kararıyla birlikte ortaya konulmuştur.
Biz tabii ki bir hakkın iade edilmiş olmasını sevinç çığlıklarıyla karşılayacak durumda değiliz. Ancak hukukun işlediğini görmek, özellikle bu günlerde çok ama çok kıymetliydi. İstanbul Barosu Başkanımız ve Yönetim Kurulu üyeleri ve onları savunmak üzere hazır bulunan avukatlar, davanın başladığı ilk günden itibaren bu yargılamanın siyasi bir yanı bulunduğunu, ancak siyasi yargılamalardan çıkışın hukukun üstünlüğünün tesisiyle mümkün olduğu bilinciyle hareket etmişlerdir. Ve yargılamanın başından sonuna kadar hep hukuku savunduk ve Türkiye'yi bir hukuk devleti içerisine çekmeye gayret ettik. Yargısal süreçleri de "üstünlerin hukukundan" yana değil, "hukukun üstünlüğünden" yana işler hale getirmeye gayret ettik. Bugün bunun olumlu sonuçlarından birinin hayata geçmiş olmasını memnuniyetle karşıladığımızı ifade ediyor; Türkiye'deki siyasi yanı bulunduğuna inandığımız bütün yargılamalarda da hukukun üstünlüğünün tesisi için mücadele etmeye devam edeceğimizi sizlerle tekrar paylaşıyorum. Her birinize, katılan, destek veren baro başkanlarımıza, yurt dışından gelen konuklara, en başta da meslektaşlarıma ayrı ayrı teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.”
BERAAT KARARI VERİLDİ
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerinin, “basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” ve “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamalarıyla yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki Marmara Cezaevi Yerleşkesindeki duruşma salonunda görüldü.
Duruşmaya TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Başkan Yardımcısı Av. Ercan Demir, Başkan Yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Kemal Aytaç, Av. Makbule Tanış, Av. Melih Yardımcı, Av. Nizam Dilek, Av. Ali Bayram, TBB Başkan Danışmanı Av. Veli Küçük, Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner, Artvin Barosu Başkanı Av. Handan Demiral Almalı, Aydın Barosu Başkanı Av. Utku Devrim Barış Arslan, Batman Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Rostem Siyahtaş, Bitlis Barosu Başkanı Av. Gülhan Bayram Sekmen, Başkan Yardımcısı Av. M. Emin Acar, Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, Zonguldak Barosu Başkanı Avukat Türker Kapkaç; 83 farklı ülkenin hukukçularını temsil eden 30 Baro ile 17 uluslararası hukuk birliğinin, aralarında çok sayıda Baro Başkanı ve üst düzey yöneticinin de bulunduğu 60 temsilci katıldı.
Ayrıca EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Çınar Altan, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, Avcılar Belediyesi eski Başkanı Av. Turan Hançerli, CHP eski Milletvekili Süleyman Çelebi’nin de aralarında bulunduğu siyasi parti, kitle örgütü ve kurum temsilcisi de destek amacıyla duruşmayı takip etti.
BARO YÖNETİCİLERİ SALONA ALKIŞLARLA GİRDİ
İstanbul Baro Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren, İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Ezgi Şahin Yalvarıcı, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Ahmet Ergin, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Metin İriz, Av. Hürrem Sönmez, Av. Mehmedali Barış Beşli, Av. Yelda Koçak Urfa, Av. Fırat Epözdemir, Av. Ekim Bilen Selimoğlu ve Av. Bengisu Kadı Çavdar, duruşma salonuna saat 10.50’de alkışlarla girdi.
“DAVANIN HUKUKA UYGUN BİR ŞEKİLDE SONUÇLANDIRILMASINI BEKLİYORUZ"
Mahkeme heyetinin duruşma salonuna saat 10.52’de girişinin ardından duruşma yoklama ile başladı. Yoklama sonrası mahkeme heyeti, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyelerine suçlamalara ilişkin son sözlerini sordu.
İlk olarak İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Bengisu Kadı Çavdar söz aldı.
Av. Bengisu Kadı Çavdar, "Genç meslektaşımızın çalışırken hayatını kaybetmesi karşısında, biz burada savunmamızı yaparken 'son söz' demek olur mu? Mesleğini yaparken hayatını kaybeden tüm meslektaşlarımı anıyorum. Biz yaşam hakkını ve avukatların bağımsızlığını savunduk. Biz bu salonda büyük bir dayanışma yarattık. Bize yöneltilen iddiaları yanıtlarken uluslararası hukuk kararları ortaya koyduk. Savcılık makamının meslekten men edilerek cezalandırılmamı istediği bu davada ben mesleğe nasıl daha fazla bağlanabileceğimi gördüm. Bu davada insan haklarının savunulmasına hizmet edebildiysem ne mutlu bana. Bu denli haksız şekilde açılan davanın hukuka uygun bir şekilde sonuçlandırılmasını bekliyoruz." dedi.
“ŞİMDİ SORUMLULUK SIRASI MAHKEME HEYETİNDE”
Daha sonra söz alan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ekim Bilen Selimoğlu da “Tüm duruşmalardan sonra belirteceğimiz en önemli husus şudur: burada vereceğiniz karar İstanbul Barosu için bir netice doğurmayacak. Baromuz hukuku savunmaya devam edecek. Beraat kararına sevinmeyeceğiz, mahkumiyete üzülmeyeceğiz. Biz bu karar sonrası susmayacağız. Ancak bu kararla Türkiye bir hukuk devleti midir, buna işaret edeceksiniz” dedi.
Server Tanilli'ye atıfta bulunan Av. Selimoğlu, “İçinde yaşadığımız çağa ve topluma bir bilim adamı gözüyle baktım. O nedenle tarafsız kalamazdım. Çağına karşı görevini yerine getirmiş birinin huzurunu taşıyorum. Kalemimden çıkmış her cümle ve kelimenin altında entelektüel şerefim yatmaktadır. Bu şereften ölüm pahasına da olsa dönemem. Şimdi sorumluluk sırası sizde. Unutmayın ki siz de çağa ve topluma karşı sorumlusunuz.” dedi.
“MESLEKTAŞLARIMIZIN KATLEDİLMESİNE YOL AÇAN ANLAYIŞIN BİR PARÇASI DA BU DAVADIR”
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Fırat Epözdemir ise “İstanbul Barosu’nun hiçbir zaman son sözü olmaz. Dün Yalova’da saldırı neticesinde hayatını kaybeden meslektaşımızı anıyorum. Bizler aleyhine açılan bu haksız davalar her bir avukatı hedef haline getiren davalardır. Meslektaşımızın katledilmesine neden olan anlayışlardan biri de bu davalardır. Geçen hafta İstanbul Barosu üyesi genç bir meslektaşımız intihar etti. Sebebi ekonomik nedenlerdi. Adaletin içinde bulunduğu bu durum ekonomik sorunların da sebeplerinden biridir. Bu davalar ekonomik sorunlara, dolayısıyla meslektaşlarımızın ve yurttaşların intiharına giden yolu açmaktadır. Bu çok ağır bir sorumluluktur. Bu bilinçle hareket edilmelidir.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Yelda Koçak Urfa ise “Biz görevimizi yerine getirdik. Toplumsal davalar hukuku en çok aşındıran davalardandır. Bu dava da o davalardan biridir. Bu nedenle verilecek kararın hak ve özgürlükler temelinde olmasını istiyorum” dedi.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmedali Barış Beşli ise “Seçildiğimiz baro genel kurulunda bize karşı karalama kampanyaları yürütüldü. Bu dava karalama kampanyasının bir devamıdır. Biz baro yönetimine gelmeden önce yaptığımız gibi seçildikten sonra da hak ve özgürlükleri savunduk, hak ihlallerine karşı mücadele ettik. Muktedirler, muhalif bir baro istememektedir. Eleştiri demokrasinin gereğidir. Bir soru ile bitirmek istiyorum, bu soru bize de çok soruluyor; Türkiye’de hukuk var mı? Biz yaralı da olsa hukukun olduğunu söylüyoruz. Yargının üç ayağını hukuka uygun davranmaya çağırıyoruz.” dedi.
“BU ÜLKEDE DOĞMUŞ OLMANIN BİZE YÜKLEDİĞİ SORUMLULUKLAR VAR”
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hürrem Sönmez ise “Duruşmalarda söylenebilecek hemen her şeyi söyledik. Biz başka türlü bir dünyanın mümkün olabileceğine inanan insanlarız. Kadın avukatlar olarak bu ülkede doğmuş olmanın bize yüklediği bir sorumluluk var. Yaşam hakkı başta olmak üzere hak ve özgürlükleri savunmak. Dün Gazeteci Metin Göktepe’nin katledilmesinin 30. yıl dönümüydü. Onu öldüren sanıklara ceza veren hakim geçtiğimiz günlerde avukatlık yeminini etti. Bizler adaletiyle hatırlanacak hakimlerin sayısının artmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Metin İriz de İstanbul Barosu Genel Kurulu sürecinde yürütülen karalama kampanyasını hatırlatarak “Biz ıslık dahi çalsak, hakkımızda dava açılacaktı. Bizim yaptığımız açıklamada, serbest bırakılmasını istediğimiz kişiler hakkında açılan davalar beraatle sonuçlandı. Açıklamada bahsi geçen gazetecilerin gazeteci olup olmadığı tartışması yürütüldü bu yargılamada. Ben dosyaya Nazım Daştan’ın gazeteci kimlik kartını sundum. Cihan Bilgin’in ulusal bir gazetede yayınlanan haber dosyasını sundum yine dosyaya” dedi.
Tahir Elçi’nin katledilmesini, Can Atalay’ın tutuklanmasını hatırlatan Av. İriz, “Bu kez hukuk kurumsal olarak hedef alınmıştır. Bu dava hak arama hakkına karşı açılan hukuksal savaşın bir göstergesidir.” dedi.
“TAŞI DELEN SUYUN GÜCÜ DEĞİL, DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİDİR; SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Ahmet Ergin ise “Bu yargılama birçok şeyin yanı sıra baroların ve avukatların soruşturma usulünün, savunma hakkının korunması için yeterli olmadığını gösterdi. Görevimizi yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Yaşam hakkı ve ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz. İş cinayetleri ve kadına şiddete karşı cezasızlığın son bulmasını istedik ve istemeye devam edeceğiz. Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir. Biz de savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Ezgi Şahin Yalvarıcı da “Bizler soruşturulması istenmeyen ölümler karşısında adalet istiyoruz. Bu yargılamanın sonunda mesleğimizin ve insanlığımızın gerektirdiği yerde durduğumuzu biliyoruz. Verilecek karar ileride hukukun ve adalet talebinin hangi noktada savunulduğu ya da sınandığını gösterecektir” dedi.
“MAKBUL AVUKAT OLMAYACAĞIZ”
İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren de “Sessiz kalmamız istendi ancak biz sessiz kalmadık. Yaşam hakkını hayatın her alanında savunduk. Bu da o kapsamdaki açıklamalarımızdan biriydi. Bugün avukatsız bir hukuk sistemi isteniyor. Buna müsaade etmeyeceğiz. İktidarın rüzgarına göre şekil almamızı kimse bizden beklemesin. Makbul avukat olmayı kabul etmiyoruz.” dedi.
“SON NEFESİME KADAR HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİM”
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ise mahkemenin son sözlerini sorması üzerine “Buradaki benim son sözüm olamaz. Ben son nefesime kadar hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğim” dedi.
Yalova’da öldürülen Av. Zekeriya Polat’ı da anan Av. Prof. Dr. Kaboğlu, “Adil yargılanma hakkına saygı gösterilseydi savunma hakkına dönük ihlallerde Türkiye ilk sıralarda yer almayacaktı. İster sav, ister savunma, ister hüküm; hukukçuların tümünün anayasa zeminindeki asgari bir ortaklıkta buluşmaları gerekmektedir. Barolar özel bir yere sahiptir. İnsan hakları ve özgürlüklerin savunulmasında sav ve hüküm mercinden farklı olarak devlete “dur” diyebilecek bir yerde bulunmaktadır. Bu dava açısından İstanbul Barosu da meşru araçlarla bunu yapmıştır.” dedi.
Av. Prof. Dr. Kaboğlu'nun açıklamalarının ardından salonda bulunan meslektaşlarımız ve izleyiciler, İstanbul Barosu Başkanı Av. İbrahim Ö. Kaboğlu’na alkışlarıyla destek verdi.
Mahkeme Başkanı saat 12.00’de karar için duruşmaya ara verdi.
SUÇUN UNSURLARI OLUŞMADIĞI GEREKÇESİYLE BERAAT KARARI VERİLDİ
Verilen aranın ardından İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren, İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Ezgi Şahin Yalvarıcı, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Ahmet Ergin, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Metin İriz, Av. Hürrem Sönmez, Av. Mehmedali Barış Beşli, Av. Yelda Koçak Urfa, Av. Fırat Epözdemir, Av. Ekim Bilen Selimoğlu ve Av. Bengisu Kadı Çavdar, duruşma salonuna saat 12.50’de alkışlar eşliğinde giriş yaptı.
Duruşma salonuna bir iki dakika sonra gelen İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, mahkemenin kararını açıkladı.
Cumhuriyet Savcılığının mütalaasına rağmen, İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında tüm suçlardan ‘beraat kararı’ verildiğinin açıklanmasıyla, salonda bulunan avukatlar ve izleyiciler “İstanbul Barosu yalnız değildir”, “Savunma susmadı susmayacak” sloganları attı. Uluslararası Baro ve Hukuk Kurumları temsilcileri de “Hak, hukuk, adalet” sloganları ile baro yönetimine destek verdi.
“HUKUKUN İŞLEDİĞİNİ GÖRMEK BUGÜN ÇOK KIYMETLİ”
Kararın açıklamasından sonra duruşma salonundan çıkan İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, duruşmaya katılan TBB Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Baro Başkanları ve hukuk birlikleri temsilcileri duruşma salonunun bulunduğu binanın önünde basın açıklamasına izin verilmediği için yerleşke dışına kadar birlikte yürüdü ve basın açıklaması gerçekleştirdi.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve baro yönetim kurulu üyelerinin “örgüt propagandası yapmak” ve “basın yoluyla yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamalarıyla yargılandığı davada beraat kararı verilmesinin ardından avukatlar ve baro başkanları Silivri’de açıklama yaptı.
DURUŞMAYI TAKİP EDEN ULUSLARARASI HUKUK ÖRGÜTLERİ VE BAROLAR
İstanbul Barosu yönetiminin yargılandığı davanın duruşmasını; 83 farklı ülkenin hukukçularını temsil eden 30 baro ile 17 uluslararası hukuk birliğinin, aralarında çok sayıda Baro Başkanı ve üst düzey yöneticinin de bulunduğu 60’dan fazla hukukçu 5 gün boyunca gözlemci olarak takip etti.
ÜLKE BAROLARI
Almanya Federal Barosu
Almanya Barolar Birliği
Berlin Barosu (Almanya)
Karlsruhe Barosu (Almanya)
Brüksel Barosu (Belçika)
Charleroi Barosu (Belçika)
Liége-Huy Barosu (Belçika)
Bulgaristan Yüksek Baro Konseyi
Sofya Barosu (Bulgaristan)
Haskovo Barosu (Bulgaristan)
Paris Barosu (Fransa)
Marsilya Barosu (Fransa)
Lyon Barosu (Fransa)
Bordeaux Barosu (Fransa)
Lille Barosu (Fransa)
Toulouse Barosu (Fransa)
Montpellier Barosu (Fransa)
Rennes Barosu (Fransa)
Grenoble Barosu (Fransa)
Hauts-de-Seine Barosu (Fransa)
Seine-Saint-Denis Barosu (Fransa)
Amsterdam Barosu (Hollanda)
Rotterdam Barosu (Hollanda)
İspanya Ulusal Barolar Konseyi
Cenevre Barosu (İsviçre)
Bologna Barosu (İtalya)
Brescia Barosu (İtalya)
Torino Barosu (İtalya)
Norveç Barolar Birliği
Polonya Baro Konseyi
DURUŞMAYI İZLEYEN HUKUK BİRLİKLERİ VE DERNEKLER
Berlin/Hamburg Ceza Savunma Dernekleri Organizasyon Ofisi
Almanya Cumhuriyetçi Avukatlar Derneği (RAV)
Fransa Baro Başkanları Konferansı
Fransa Ulusal Barolar Birliği (CNB)
Avukatlar İçin Avukatlar (L4L)
Sınır Tanımayan Savunma - Dayanışma içinde Avukatlar (DSF-AS)
Uluslararası Avukatlar Birliği - Hukukun Üstünlüğü Enstitüsü (UIA-IROL)
Tehlike Altındaki Avukatlar İçin Uluslararası Gözlemevi (OIAD)
Avrupalı Demokrat Avukatlar (AED/EDL)
Hollanda Sosyal Avukatlar Birliği (VSAN)
Ortak Hukuk Geleneğine Sahip Uluslararası Barolar Konferansı (CIB)
Avrupa Barolar Federasyonu (FBE)
Belçika Fransızca ve Almanca Konuşan Barolar Birliği (OBFG)
İsviçre Demokratik Hukukçular Birliği (DJS)
Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avukatlar Birliği (ELDH)
Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyi (CCBE)
İtalyan Ceza Avukatları Odaları Birliği Tehdit Altındaki Avukatlar Gözlemevi (UCPI)
BAROLARI TEMSİL EDİLEN ÜLKELER
Fransa, Almanya, Hollanda, İtalya, Belçika, İsviçre, Bulgaristan, İspanya, Norveç, Polonya.
FBE TARAFINDAN TEMSİL EDİLEN DİĞER ÜLKELER
Azerbaycan, Çek Cumhuriyeti, İrlanda, Lüksemburg, Portekiz, Kosova Cumhuriyeti, Romanya, Avusturya, Ukrayna, Birleşik Krallık, Yunanistan.
CIB TARAFINDAN TEMSİL EDİLEN DİĞER ÜLKELER
Ermenistan, Cezayir, Benin, Burkina Faso, Burundi, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Komorlar, Kongo Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Cibuti, Gabon, Gine-Bissau, Gine Cumhuriyeti, Mauritius, Madagaskar, Mali, Fas, Moritanya, Nijer, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ruanda, Senegal, Çad, Togo, Tunus, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Guadeloupe, Saint-Martin, Saint-Barthélémy, Haiti, Martinik, Kamboçya, Laos, Lübnan, Suriye, Vietnam.
CCBE TARAFINDAN TEMSİL EDİLEN DİĞER ÜLKELER
Kıbrıs, Hırvatistan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Macaristan, İzlanda, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Malta, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, İsveç, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Gürcistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Andorra, San Marino.
KARAR DURUŞMASINA KATILAN BARO BAŞKAN VE TEMSİLCİLERİ
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, TBB Başkan Yardımcısı Av. Ercan Demir, TBB Başkan Yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir, TBB Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Kemal Aytaç, Av. Makbule Tanış, Av. Melih Yardımcı, Av. Nizam Dilek, Av. Ali Bayram
TBB Başkan Danışmanı Av. Veli Küçük;
Antalya Barosu Av. Ali Çağdaş Bozaner,
Artvin Barosu Başkanı Av. Handan Demiral Almalı,
Aydın Barosu Başkanı Av. Utku Devrim Barış Arslan,
Batman Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Rostem Siyahtaş,
Bitlis Barosu Başkanı Av. Gülhan Bayram Sekmen,
Başkan Yardımcısı Av. M. Emin Acar,
Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir,
Zonguldak Barosu Başkanı Avukat Türker Kapkaç,
KARAR DURUŞMASINA KATILAN SİYASİ PARTİ VE STK TEMSİLCİLERİ
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu,
DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Çınar Altan,
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan,
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel,
ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni,
Avcılar Belediyesi Eski Başkanı Turan Hançerli.