Dava Takvimi

December 2019

Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
  • İHD Malatya Şb. Bşk. Gönül Öztürkoğlu Davası
19
20
21
22
23
24
  • Gezi Davası / Gezi Trial
25
  • Gezi Davası / Gezi Trial
26
27
28
29
30
31
Gençay Gürsoy
ceza aldı
Barış Akademisyenleri Davası

Gençay Gürsoy (1939), 1963 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı fakültede nöroloji dalında uzman, doçent ve profesör olarak çalıştı. Bu süre içinde toplam 4,5 yıl nöroradyoloji konusunda yurtdışında eğitim gördü ve araştırma yaptı. 1980 yılında aynı fakültede tam donanımlı bir nöroradyoloji laboratuvarının kurulmasına önayak oldu. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra 1983’te 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası’na dayanılarak “bir daha kamu hizmetinde çalıştırılmamak üzere” görevinden uzaklaştırıldı. 1990’da Danıştay kararı ile kaybedilmiş haklarını geri alarak görevine döndü.

Bu dönemde BİLSAK ve EKİN-BİLAR çalışmalarında yer aldı. 1984’de “Aydınlar Dilekçesi” davasında yargılandı ve beraat etti. Nörolojinin çeşitli konularında uluslararası ve ulusal bilimsel dergilerde yayınlanmış yazılarını, kitap bölümü ve monografilerilerini, 1975-1990 dönemine ait gazete ve dergilerde çıkan toplumsal-siyasal içerikli yazılarını Bir Resimaltı adlı kitabında topladı.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi eski başkanı olan Gürsoy, İstanbul Tabip Odası genel sekreterliği, TTB Yüksek Onur Kurulu üyeliği, İstanbul Tabip Odası başkanlığı yaptı. İnsan Hakları Derneği ve İnsan Hakları Vakfı’nın da kurucuları arasında yer aldı. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı yürüttü. 2006 yılında emekli oldu. Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf Başkanlığı’nı üstlendi. ÜNAS, TÜMAS, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, HDK kurucu yönetimlerinde, Barış Girişimi, Barış Meclisi, Barış Bloku, Yurttaş Girişimi çalışmalarında yer aldı.

Gençay Gürsoy, “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzalayan Barış İçin Akademisyenler arasında yer aldı ve yargılandı. 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılamanın 3. duruşmasında mahkeme, celse arasında Gürsoy’un şahsi Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşımları ve t24.com.tr isimli internet sitesinde yapmış olduğu söyleşinin çıktılarını dosyaya eklediğini açıkladı. Gürsoy’un avukatı Meriç Eyüboğlu, mahkeme başkanının araştırma sonucunda dosyaya eklediği belgeler için “Mahkemenizce dosya içine alınan belgeleri bilmiyoruz. Hangi amaçla bu belgeler alınmıştır? İnceleyip beyanda bulunmak için süre talep ediyoruz” dedi. Mahkeme, süre talebini “yargılamayı uzatma amacı taşıdığı” kanaatiyle reddetti.

Kararını açıklayan mahkeme, “silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçunun işlendiğine dair kanaat oluştuğuna hükmederek Gürsoy’a 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi. “Sanığın duruşmadaki olumsuz gözlemlenen tutum ve davranışları, pişmanlık duymamış olması” gerekçeleriyle cezada indirime gidilmedi.

“1 yıl 15 ay” olarak ifade edilen mahkumiyet kararı duruşma tutanağına şöyle geçti:

“Suçun işleniş şekli ve özelliği, sanığın suç tarihinde başkanı olduğu Türk Tabipleri Birliği ile birlikte bildiriden sonra bildiri içeriğine destek çıkar derecede açıklamalarda bulunması, bildiriden hemen sonra t24.com.tr adresinde yayınlanan dosyamıza çıktıları sunulan 15 Ocak 2016 tarihinde yapılan söyleşi ile şahsi sosyal medya hesabından dosyamıza çıktıları sunulan bildiriyi destekler ve sahiplenir şekilde sanığın beyanları ile tweetleri bulunduğu bir bütün olarak değerlendirildiğinde suçun işleniş şekli, sanığın suç tarihindeki konumu, yayınlanan suça konu bildirinin sanığın başkanı olduğu TTB tarafından da kabul edilmesiyle insanlar üzerinde oluşturduğu etkinin boyutu, sanığın bildiriden sonraki bildiriyi kabullenme ve sahiplenme iradesi böylelikle değerlendirilen sanığın kastının yoğunluğu, oluşan tehlikenin boyutu dikkate alınarak takdiren cezanın yasal alt sınırından ayrılıp teşdit sanığın 1 yıl 15 ay ile cezalandırılmasına karar verildi.”

Verilen ceza İstinaf Mahkemesi’nin kararından sonra kesinleşecek.

güncelleme: 04/12/2019, 12:34

BARIŞ AKADEMİSYENLERİ DAVASI

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi, çatışmalı sürecin başlaması ve özellikle sokağa çıkma yasakları süresince bölge halkına yönelik şiddetin durması, kalıcı barış için çözüm yollarının oluşturulması çağrısıyla 11 Ocak 2016’da 89 üniversiteden 1128 akademisyen tarafından imzalanmıştı.

15 Ocak 2016 tarihi itibariyle ülke çapında onlarca akademisyen gözaltına alındı, görevden uzaklaştırıldı, adli ve idari soruşturmayla karşı karşıya kaldı.

21 Ocak 2016’da bildiri 2212 imzayla TBMM’ye sunuldu. Sunulan dosyada yurtdışından 2215 akademisyen ve araştırmacının da destek imzası bulunuyordu.

10 Mart 2016’da yaşananları kamuoyuyla paylaşmak üzere düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan 4 akademisyen hakkında yakalama kararı çıkarılarak 14 Mart 2016’da evlerine baskın düzenlendi. Yurtdışında olan Meral Camcı dışındaki üç akademisyen (Esra Mungan, Muzaffer Kaya, Kıvanç Ersoy) kendileri Emniyet’e gitti. 15 Mart 2016’da çıkarıldıkları mahkemece “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi gerekçe gösterilerek “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklandılar. Hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarılan Meral Camcı, “Barış sözümün arkasında duracağım, mücadeleye devam edeceğim” diyerek Türkiye’ye döndü ve emniyete kendisi gittikten sonra 31 Mart’ta tutuklandı. Dört akademisyen 22 Nisan 2016 tarihli ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Savcının talebi üzerine Adalet Bakanlığı “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama”yı düzenleyen TCK 301. Maddeden yargılanma izni verdi. Dört akademisyen süren bu davadan 30 Eylül 2019 tarihinde beraat etti.

Bildiriye imza veren 1128 akademisyen hakkında da 3713 sayılı TMK’nın 7/2 maddesine dayanarak “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla dava açıldı. Davalardan ilki 5 Aralık 2017’de İstanbul Çağlayan’da görülmeye başlandı.

Anayasa Mahkemesi’nin 10 akademisyenin başvurusunu dikkate alarak 26 Temmuz 2019 tarihinde verdiği ihlal kararı akademisyenlere yönelik dosyaların kaderini değiştirdi. Bu tarihten sonra devam eden duruşmalardan ilk tahliye haberi 6 Eylül 2019’da geldi. 4 Aralık 2019 tarihi itibariyle 33 mahkemede görülen davalarda beraat eden akademisyen sayısı 528.

* Bu konuda daha fazla bilgi için tıklayınız

İstinaf Mahkemesi onayladığı taktirde cezaevine girecek akademisyenler:

Prof. Dr. Büşra Ersanlı, Prof. Dr. Ayşe Erzan, Prof. Dr. Nesrin Sungur Çakmak, Prof. Dr. Özdemir Aktan, Yrd. Doç. Dr. Lütfiye Bozdağ, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Öğr. Üyesi Yonca Demir, Doç. Dr. Alper Akyüz, Doç. Dr. İlkay Yılmaz, Dr. Hülya Kirmanoğlu, Arş. Gör. Eda Aslı Şeran, Doç. Dr. İsmet Akça, Doç. Dr. Ahmet Bekmen, Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu, Doç. Dr. Nihan Aksakallı, Doç. Dr. Haydar Durak, Doç. Dr. Aysuda Kölemen, Öğr. Gör. İlkay Özkuralpli, Öğr. Gör. Esra Kaliber, Dr. Zeynep Tül Süalp, Doç. Dr. Yaşar Diner, Öğr. Gör. Remzi Orkun Güner, Arş. Gör. Çare Olgun Çalışkan, Doç. Dr. Nevin Zeynep Yelçe, Yrd. Doç. Dr. Gevher Gökçe, Prof. Dr. Ali Kerem Saysel, Doç. Dr. Koray Çalışkan, Arş. Gör. Süreyya Topaloğlu, Prof. Dr. Ayşegül Altınay, Doç. Dr. Noemi Levy Aksu.

Prof. Dr. Füsun Üstel, 75 gün tutukluluğun ardından 22 Temmuz 2019’ta tahliye edildi.

*Bu konuda daha fazla bilgi almak için bianet.org’un verilerini görüntüleyebilirsiniz.

*Duruşma istatistikleri için tıklayınız.

 
eshid/eşit haklar logo hafıza merkezi logo Netherlands Helsinki Committe logo
© 2019