Görsel
özak_tekstil1

ARTI GERÇEK

Özak Tekstil'de başlatılan direnişin 17'nci gününde jandarma, işçilere tazyikli suyla müdahale etti. Aralarında sendika genel sekreteri Mikail Kılıçalp'in de olduğu 20 kişi gözaltına alındı. Fenalaşan iki işçi hastaneye kaldırıldı.

Özak Tekstil işçileri, baskı ve mobbing'e karşı başlattığı direnişin 17'nci gününde, Urfa Organize Sanayi Bölgesinin girişine kurulan jandarma barikatını aşarak içeri girdi. Önceki gün jandarmanın müdahalesi sonucu gözaltına alınan dört BİRTEK-SEN üyesi ve dört işçi temsilcisi hâlâ serbest bırakılmadı. OSB'den gözaltındaki arkadaşlarına seslenen Özak işçileri, "Biz her zaman buradayız, senin yerin boş değil, moralini yüksek tut. Direne direne kazanacağız" sloganları attı.

Bekleyişlerini sürdüren işçilere jandarma tazyikli suyla müdahale etti. BİRTEK SEN'İN sosyal medya hesabından yapılan açıklamada EMEP Milletvekilleri Sevda Karaca ve İskender Bayhan yerlerde sürükleyip ablukaya alındığı ve aralarında sendika genel sekreteri Mikail Kılıçalp'in de olduğu 20 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Müdahale sırasında fenalaşan iki işçinin hastaneye kaldırıldığı aktarıldı. Müdahalenin hemen ardından açıklama yapan Sevda Karaca, "Sabah saatlerinde jandarmaya gözaltındaki arkadaşlarımız bırakılana kadar burada bekleyeceğimizi söyledik. Bugün bir uluslararası denetim gerçekleşeceğini ve bu denetimin sonuçlarını görmek istediğimizi dile getirdik. Bir tek taşkınlık yapılmadı. Bir tek slogan atılmadı. Bu saldırıya gerekçe olabilecek bir tek hareketimiz olmadı. Bu saldırı valilik talimatıyla gerçekleşmiş. Komutanın ifade ettiği bu" dedi.

Artı Gerçek'e konuşan Emek Partisi (EMEP) Antep milletvekili Sevda Karaca da, Özak Tekstil işçilerinin diğer sendikalara ve emek örgütlerine çağrısını aktardı. Karaca, "İşçiler kendisini işçi sendikası olarak gören tüm sendikalara ve emek örgütlerine sözünüzün gereğini yerine getirin diyorlar" dedi.

'ÖZAK PATRONU SÜRECİ BELİRSİZLİĞE İTİYOR'

BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ile birlikte üç sendika ve dört işçi temsilcisinin gözaltında tutulmaya devam edildiğini hatırlatan Karaca şunları söyledi:

"Bu gözaltılar işçilerin temel hakkı olan kendi direnişleri ile ilgili kamuoyunun bilgilendirme hakkını gasp etmek içindi. Bir ikincisi de, direnişin içindeki işçilerin seçtiği işçi temsilcilerinin gözaltına alınması 17. gününe gelmiş Özak Tekstil direnişini başsız bırakmak, 500 işçinin direncini kırmak ve aynı zamanda yapılacak görüşmeler konusunda işçilerin sendikalarıyla fikir alışverişinde bulunmasının önüne geçmek.

İşçiler dün yaptıkları toplantıda sorumluluk alacaklarını ve direnişe devam edeceklerini söylediler. Dün gündüz saatlerinde gözaltılar devam ederken patronun bir görüşme teklifi oldu. İşçiler kendi aralarında seçtikleri temsilcilerle görüşmeye gittiler ve bu görüşmede ben de onlara eşlik ettim. Orada saatlerce süren görüşmede Özak patronun işçilerin taleplerine yönelik herhangi bir olumlu adım atmadığı gibi tamamen süreci belirsizliğe itmek istediğini gösterdi bize."

'İŞÇİLER DİRENİŞTE KARARLI'

Özak Tekstil patronun dünkü görüşmeyle işçilerin direncini tartmaya yönelik bir hamlede bulunduğunu kaydeden Karaca, "Geride kalan 16 gün boyunca çeşitli baskılarla karşı karşıya kalan, müftüsünden valisine, jandarmasından polisine devletin tüm güçlerinin Özak patronunun arkasına dizildiği, işçilerin yapayalnız bırakıldığı bu direnişte, sendika yöneticilerinin de gözaltına alınması işçileri tartma hamlesiydi. Ancak işçiler bütün bunları boşa çıkararak sonuna kadar direnişe devam edeceklerini söylediler. Gözaltıların son bulması, sendika ve işçi temsilcisi arkadaşlarının derhal serbest bırakılması işçilerin öncelikli talepleri haline gelmiştir. Diğer taleplerimizle birlikte, 'mücadele etmeye devam edeceğiz' kararıyla çıktılar. Bugün yine aynı yerde aynı saatte direnişlerini sürdürüyorlar" diye konuştu.

İŞÇİLERDEN SENDİKALARA VE EMEK ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI

"İşçilerin bütün sendikalara çağrısı var" diyen Karaca şunları anlattı:

"Özak işçileri 17 gündür sendikal haklarının tesis edilmesi, sendikal baskıların son bulması için bu noktada 'benim' diyen tüm sendikalara, kendisini işçi sendikası olarak gören, 'biz patron sendikası değiliz, sarı sendika değiliz' diyen tüm sendikalara ve emek örgütlerine sözünüzün gereğini yerine getirin, Özak tekstil işçilerine sahip çıkın diyorlar. Bugün Özak Tekstil direnişine sahip çıkmayanlar yarın biz sendikayız diye ortalıkta gezmesin diyorlar."