Dava Takvimi

December 2021

Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1
2
3
4
5
6
  • Adalet Kaya (Rosa Kadın Derneği)
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Cumartesi Anneleri/İnsanları
tutuksuz yargılanıyor

İlk kez 27 Mayıs 1995’te bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, 26 yıldır gözaltında kaybedilenlerin akıbetini soruyor, faillerin bulunup yargılanması ve kaybetmelerin yeniden yaşanmaması için mücadele veriyor. 700. hafta buluşması engellenen Cumartesi İnsanları’ndan 46 kişi, ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten yargılanıyor. 

Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinden bugüne toplam 1.352 kişinin gözaltında kaybedildiği tahmin ediliyor. Zorla kaybetmelerin en çok gerçekleştiği dönem, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın ortaya çıkışına da tanıklık eden 1993-95 yılları arası.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 1992 yılında, zorla kaybedilenler için “Kayıplar bulunsun” sloganıyla başlattığı kampanya, 1995’te Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın mücadelesiyle büyük bir hak arama hareketine dönüştü.

İstanbul Galatasaray Meydanı’nda her cumartesi saat 12.00’de buluşarak barışçıl oturma eylemi düzenleyen Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın gündemindeki ilk kayıp Hasan Ocak’tı.

İstanbul’da, 12-15 Mart 1995’te yaşanan Gazi Mahallesi olayları sonrası 21 Mart’ta gözaltına alınan Hasan Ocak, annesi Emine Ocak ve yakınlarının 55 gün süren ısrarlı arayışının sonunda, 15 Mayıs 1995’te kimsesizler mezarlığında bulundu. Öldürülmeden evvel ağır işkenceden geçirilmişti.

Hasan Ocak’ın bulunması için İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) desteğiyle başlayan kampanya, cesedine ulaşılmasının ardından kayıplara karşı adalet arayan bir insan hakları mücadelesine dönüştü. 27 Mayıs 1995’te 15-20 kişilik bir grup, Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek ilk oturma eylemini yaptı.

Taleplerini “Gözaltındaki kayıplar son bulsun, kayıpların akıbeti açıklansın, sorumlular bulunsun ve yargılansın” olarak duyurdular. 15-20 kişi başlayan eyleme katılanların sayısı zamanla binleri buldu. Her hafta, gözaltında kaybedilen bir kişinin hikâyesi anlatıldı, akıbeti soruldu.

Ancak Ağustos 1998’den itibaren polis, eyleme katılanlara her hafta cop ve biber gazıyla müdahale etti, katılanları gözaltına aldı. Bir yıla yakın sürecin ardından, 13 Mart 1999‘da Cumartesi Anneleri/İnsanları ara verdiklerini açıkladılar.

Yeniden buluşmaları için 10 yıl geçmesi gerekti. 31 Ocak 2009‘da yeniden Galatasaray Meydanı’ndaydılar. Aynı yıl müzik grubu Bandista, ‘Benim Annem Cumartesi’ isimli parçayı yayımladı.

Bu arada Birleşmiş Milletler, Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme‘yi (Zorla Kaybedilme Sözleşmesi) 2007’de kabul ederek 2010 yılında yürürlüğe soktu. Ancak Türkiye, bu sözleşmeye hâlâ taraf değil.

2013’te Uluslararası Hrant Dink Ödülü, Cumartesi Anneleri/İnsanları’na verildi.

2015 ve 2016’da İstanbul’da meydana gelen bombalı saldırılardan sonra güvenlik gerekçesiyle Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın etrafı polis kordonuna alınmaya başlandı. Oturma eylemine katılmak isteyenler aramadan geçirildi.

25 Ağustos 2018’de gerçekleşecek 700’üncü buluşma için destek çağrısı yapıldı. Ancak 25 Ağustos cumartesi sabahı bir araya gelen gruba, meydanda toplanmalarının Beyoğlu Kaymakamlığı imzalı bir kararla yasaklandığı bildirildi. Cumartesi Anneleri/İnsanları, İHD üye ve yöneticileri ile destek vermeye gelenlere tazyikli su, plastik mermi ve biber gazıyla müdahale edildi. Gözaltına alınan 47 kişi, yaklaşık 8 saat sonra serbest bırakıldı.

27 Ağustos 2018’de İHD İstanbul Şubesi’nde yapılacağı duyurulan basın açıklamasından birkaç saat önce, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nı “terör örgütlerine meşruiyet alanı açmaya çalışmak” ve “terör örgütlerinin sözcülüğünü yapmak”la itham etti.

Cumartesi Anneleri/İnsanları’na yönelik yasaklama tutumu, 700’üncü haftadan bu yana sürüyor. Sonraki haftalarda da Galatasaray Meydanı’nda buluşmalarına izin verilmedi, meydan polis bariyerleriyle kalıcı olarak kapatıldı. 701’inci haftada meydana yürümek isteyen gruba müdahale edildi, oturma eylemi Büyükparmakkapı Sokak’ta yapıldı. 702’inci haftadan bu yana Cumartesi Anneleri/İnsanları İHD İstanbul Şubesi önünde buluşuyor, Galatasaray Meydanı’na çıkmalarına izin verilmiyor.

PEN Duygu Asena Ödülü, 2019’da Cumartesi Anneleri/İnsanları’na verildi.

700. hafta buluşması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianame İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve 18 Kasım 2020 tarihinde Cumartesi İnsanları hakkında dava açıldı. Dava açılan 46 kişi arasında kayıp yakınları, İHD yönetici ve üyeleri de var. İddianamede Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 32/1 Maddesi uyarınca haklarında 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Davanın ilk duruşması 25 Mart 2021‘de görüldü. Cumartesi İnsanları, duruşma öncesi Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Katılımın yüksek olması nedeniyle İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi yerine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmada sanık beyanları ve avukatlarının savunmaları alındı, beraat talebi yinelendi. Beyanların ardından savcı mütalaasında, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesini ve savunmaların tamamlanmasını istedi.

12 Temmuz 2021‘deki duruşma da 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nin küçük olması nedeniyle daha geniş olan 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İki buçuk saat gecikme ile saat 12.30’da başlayan duruşmada kimlik tespitlerinin ardından savunmalara geçildi. Ancak sanıkların ve avukatlarının sözünün kesilmesi, itiraz eden milletvekili Mahmut Tanal’ın salondan çıkarılması üzerine avukatlar reddi hakim talebinde bulundu. Bu talep reddedildi. Avukatların kanunu hatırlatması üzerine mahkeme başkanı duruşmayı bitirerek 24 Kasım 2021‘e erteledi.

24 Kasım’daki duruşma öncesinde İngiltere ve Galler Barosu İnsan Hakları Komitesi ve Küresel İfade Özgürlüğü Kampanyası, Cumartesi Anneleri/İnsanları davasına “Uluslararası İnsan Hakları ve Protesto Hakkına Dair Uzman Görüşü” sundu. Görüşte, devletin AİHS 11. maddesinde düzenlenen toplanma özgürlüğü veya ifade hakkını kullananları, barışçıl olarak ifade etmeye çalıştıkları görüşleri nedeniyle susturmak, cesaretlerini kırmak veya cezalandırmak amacıyla sınırlandırılamayacağı vurgulandı. “Barışçıl gösteri hakkı yoksa demokrasi de yoktur” dendi.

Hakkında dava açılanların isimleri:

Adil Can Ocak, Ahmet Karaca, Ahmet Süleyman Belli, Ali Icak, Ali Yiğit Karaca, Atakan Taşbilek, Ataman Doğa Kıroğlu, Ayça Çevik, Besna Tosun, Cafer Balcı, Can Danyal Aktaş, Cihan Oral Gülünay, Cüneyt Yılmaz, Deniz Koç, Ercan Süslü, Ezgi Çevik, Faruk Eren, Fecri Çalboğa, Ferhat Ergen, Gamze Elvan, Hakan Koç, Hasan Akbaba, Hasan Karakoç, Jiyan Tosun, Kenan Yıldızerler, Koray Çağlıyan, Koray Kesik, Leman Yurtsever, Levent Gökçek, Lezgin Özalp, Maside Ocak, Mehmet Günel, Muhammed Emin Ekinci, Murat Akbaş, Murat Koptaş, Onur Yanardağ, Osman Akın, Özer Oysam, Özge Elvan, Ramazan Bayram, Rüşa Sabur, Sadettin Köse, Saime Sebla Arcan Tatlav, Sinan Arslan, Ulaş Bedri Çelik, Volkan Uyar.

güncelleme: 23/11/2021, 11:14
 
eshid/eşit haklar logo hafıza merkezi logo Netherlands Helsinki Committe logo
© 2019