Dava Takvimi

December 2020

Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
  • ODTÜ Onur Yürüyüşü Davası
11
  • Sevda Çelik Özbingöl
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
  • Rosa Kadın Derneği (Gülistan Nazlıer)
24
  • Özgür Gündem Ana Davası
  • Eren Keskin
25
26
27
28
29
30
31
İstanbul Sözleşmesi savunucuları
gözaltına alındı

Türkiye, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da yapılan Avrupa Konseyi Dışişleri Bakanları toplantısında imzaya açılan İstanbul Sözleşmesi’ne (tam adıyla Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi) ilk imza koyan ülke. Sözleşme, 12 Mart 2012’de oybirliği ile parlamentodan geçti ve yürürlüğe girdi. Sözleşmenin yürürlüğe girmesinin ardından, özellikle son bir yılda artan biçimde, muhafazakâr medyada “Türk aile yapısını bozduğu”, “eşcinselliğe yasal zemin hazırladığı” argümanıyla aleyhte kampanya yürütüldü, yürütülüyor. Konu, pandemi öncesinde Erdoğan başkanlığında yapılan toplantılarda da erkek milletvekilleri tarafından gündeme getirildi, kimi parti  yöneticileri ve milletvekilleri sözleşmeden imzanın çekilmesi gerektiğini savundu. AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “Nasıl usulünü yerine getirerek bu sözleşme imzalanmışsa, aynı şekilde usulü yerine getirilerek bu sözleşmeden çıkılır” sözleri üzerine tepkiler arttı.

Sözleşmenin uygulanmayışından doğan sorunları 8 yıldır gündemde tutan kadın hareketi, sözleşmeden çekilme tartışmaları üzerine eylemliliğini artırdı. Pandemi koşullarına uyarak büyük kentlerde eylemler, mitingler, toplantılar düzenlendi. Sözleşme ile koruma altına alınan kadınların ve LGBTİ+ ların sesini yükseltmesi, kadın ve LGBTİ+ hak savunucularına yönelik polis baskısını artırdı.

8 Temmuz 2020’de, Kırkyama Kadın Dayanışması ve FeminAmfi üyesi kadınlar, İstanbul’daki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binasına pankart astı. Binaya “Artık yeter! Kadınlar yaşam güvencesi istiyor” pankartı asan kadınlar, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganı attı. Bina penceresinden yaptıkları konuşmada “Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeye hiç niyetimiz yok. İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kalkmayacak. Kadınlar, erkek şiddeti ile yaşamaya mahkûm ediliyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı neyi bekliyor? Sosyal medyada ismimizin gündeme düşmesini mi bekliyor?” dediler. Eylemi gerçekleştiren 7 kadın polis tarafından gözaltına alındı, ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Birleşik kadın hareketinin bir sonraki eylem çağrısı, İstanbul Beşiktaş’taki Abbasağa Parkı’nda buluşmak ve burada İstanbul Sözleşmesi Forumu düzenlemekti. Ancak 26 Temmuz 2020 günü parka gittiklerinde, parkın polis tarafından kapatıldığını gördüler. Parka girişlerin Beşiktaş Kaymakamlığı tarafından yasaklandığı söylendi. Abbasağa Parkının F kapısında toplanan çok sayıda kadın örgütü mensubu, siyasi parti, sendika ve kurum temsilcisi kadınlar engellemeyi alkışlarla, zılgıtlarla protesto etti. Beşiktaş Barbaros Meydanı’na kadar sloganlar eşliğinde yürüyen kadınlar, forumu burada gerçekleştirdi. Forum sonrası dağılan forum düzenleyicisi bazı kadınlar bindikleri vapur ve oturdukları kafelerde tek tek gözaltına alındı.  Gözaltına alınan Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros ile kadın hareketinden Tuğçe Özçelik, Rüya Kurtuluş, Feride Eralp, Fulya Dağlı ve Tülay Korkutan, emniyetteki ifadelerinde, haklarındaki suçlamaları kabul etmediklerini, emniyette ifade vermeyi reddettiklerini beyan etti, daha sonra serbest bırakıldı.

Polisin hak savunucularını gözaltına aldığı bir sonraki eylem İzmir’de gerçekleşti. İzmir Kadın Platformu, 5 Ağustos 2020’de Alsancak’ta yaptıkları basın açıklaması sonrası yürüyüş düzenlemek istedi ancak yürüyüş polis tarafından engellendi. Sert müdahalenin ardından 15 kadın ve LGBTİ+ aktivisti İsmail Temel gözaltına alındı. Eylem bittikten sonra girdiği sokakta gözaltına alınan İsmail Temel, bu sırada baygınlık geçirdi.

Bir hafta sonra İstanbul Sözleşmesi savunucularının eylem adresi Ankara’ydı. 13 Ağustos 2020’de hak savunucuları bir “yaşam zinciri” oluşturmak istedi. Polis müdahalesinin ardından aralarında aktivist ve gazetecilerin bulunduğu 30 kadın gözaltına alındı. Emniyette haklarında “2911 sayılı kanuna ve polise mukavemet” gerekçesiyle işlem yapıldı ve serbest bırakıldılar.

18 Ağustos 2020’de İstanbul Sözleşmesi’ni savunan üç kadın hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ortaya çıktı. Sözleşme aleyhtarı, Adalet Platformu Başkanı ve Türkiye Aile Meclisi Başkanı Adem Çevik; CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka, Türkiye’nin kadına karşı şiddetin önlenmesi için izleme grubu GREVIO’daki temsilcisi, AKP eski milletvekili ve Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Aşkın Asan ve Demokrasi Platformu Başkanı avukat Kezban Hatemi’ye karşı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yaptı. “Aileyi ifsat projesi” olarak suçladığı İstanbul Sözleşmesi nedeniyle maddi-manevi zarar gördüğünü öne sürdü. Şüpheliler hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik, iftira, hakaret ve nefret suçu, suçların basın yoluyla işlenmesi, inanç ve düşünce hürriyetini engelleme, birden fazla kişiye karşı işlenen suçlar, birlikte işlenen suçlar, insanlığa karşı işlenen suçlar ve Cumhurbaşkanına hakaret suçundan” işlem yapılmasını talep etti.

26 Temmuz 2020’de, İstanbul Beşiktaş’ta gözaltına alınan İstanbul Sözleşmesi savunucularına 20 Eylül 2020’de idari para cezası tebligatı gönderildi. Beşiktaş Kaymakamlığı tarafından, 1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’na muhalefetten, COVİD-19 önlemlerine uymadıkları gerekçesiyle 789 lira para cezası kesildiği bildirildi. Hak savunucuları söz konusu cezalara itiraz etti ancak itirazları kabul edilmedi.

Mersin’deki kadınlara da Mayıs 2020’den itibaren İstanbul Sözleşmesi ve kadın cinayetleriyle ilgili yaptıkları eylemlerden dolayı Kabahatler Kanunu ve Hıfzısıhha Kanunu’ndan defalarca para cezası kesildi. Toplamda kesilen ceza miktarı Ekim 2020 itibariyle 70 bin liraya yaklaşmıştı. Mersin Kadın Platformu, Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden kadın avukatların desteği ile hukuki süreç başlattı. Konuyu Türkiye gündemine getirmek için 15 Ekim 2020‘de ‘CezalarKadınlarıYıldıramaz’ etiketiyle bir sosyal medya kampanyası düzenlediler.

22 Ekim 2020‘de, Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP), Diyarbakır’da kardeşi tarafından katledilen Melek Aslan için biraraya geldi. Polis, üzerinde ‘İstanbul Sözleşmesini Uygula’ yazan dövizi indirmelerini istedi. Kadınlara gerekçe olarak “Konu ile alakası yok” dendi ve İstanbul Sözleşmesi’ne dair tüm dövizler kaldırılmadan açıklama yapılmasına izin verilmedi.

güncelleme: 03/11/2020, 15:32
 
eshid/eşit haklar logo hafıza merkezi logo Netherlands Helsinki Committe logo
© 2019